T.C Milli Eğitim Bakanlığı Atay Özel Öğretim Kursu
Anasayfa   Kursumuz   Haber Duyuru   Atatürk Köşesi   Foto Galeri   Video Galeri   Ziyaretçi Defteri   İletişim

Ayın Öğrencisi Bilgisi Bulunamadı -

Diğer Başarılı öğrencilerimizin listesi için tıklayınız
Tel : 0 (216) 414 80 85 - 0 (533) 313 12 49
Faks : 0 (216) 414 80 85
E-posta
ataydershanesi@mynet.com
Adres
Kurbağalıdere Cad. Ali Ruhi sokak No:2/2 BİM Market bitişiği Hasanpaşa Mh. Kadıköy, İstanbul
 23.09.2017 Günlük İstatistik
 Ziyaretçi Sayısı :  19
 Sayfa Görüntülenme :  27
Sitemiz Açıldığından Beri
 Toplam Ziyaretçi :  525629
ISTANBUL
Verimli Çalışma

Şimdiye Kadar Doğru Zannettiklerimiz

Çalışma isteğim olmazsa ders çalışamam.
Yanlış. Bekleyerek çalışma isteği gelmez. Başarı için ilk adımı sizin atmanız gerekir.

Çalışmak sadece sınav içindir.
Yanlış. Öğrenme bilinçli bir çaba gerektirir. Bunun için de zamana ihtiyaç vardır. ÖSS sistemli ve düzenli çalışmayı gerektiren bir sınavdır.

Dersi öğrenmek için sevmek gerekir.
Yanlış. Derste başarılı olmanın ön koşulu dersi sevmek değildir. Derste başarıyı sağlayan, göstereceğiniz çabadır.

Şu anda hiçbir hedefim yok, puanım gelince hedefimi belirlerim.
Yanlış. Niçin çalıştığınızı bilmezseniz, çalışmak sizin için anlamsızlaşır.

Çok soru çözmek başarımı artırır.
Hem doğru, hem yanlış. Eğer konuya ait bilgileri özümsemişseniz, soru çözmek sizi ilerletecektir. Aksi takdirde çözeceğiniz sorulardan yeteri kadar yararlanamayabilirsiniz.

Dersi iyi dinlediğimde not tutmasam da olur.
Yanlış. Dinlediklerinizi yazıya geçirmek tekrar aşamasında hatırlamayı kolaylaştırır.

Yapılması gereken çok fazla şey var. Zamanım ise çok az. O yüzden bazı şeyleri ertelemek zorundayım.
Hem doğru, hem yanlış. Ertelemenize neden olan etkinlik sizin için 1. derecede önemli ve gerekli mi? Önceliklerinizi doğru saptayın.

Planlı çalışma, hayatımı kısıtlar.
Yanlış. İyi bir planlama tüm faaliyetlere vakit ayırmanızı kolaylaştırır.

Yaşam Geminizin Kaptanı Kim?

"İNİSİYATİF KULLANABİLENLERLE KULLANAMAYANLAR ARASINDAKİ
FARK GECEYLE GÜNDÜZ ARASINDAKİ FARK GİBİDİR."

Hepimiz yaşamımıza ilişkin hayaller kurarız. Bu hayallerde her şey mükemmeldir. En iyi işlerde en iyi mevkilerde çalışır, en iyi arabalara biner, en iyi evlerde otururuz. Bir yandan geleceğe ilişkin bu güzel hayalleri kurarız, bir yandan da bunlara ulaşmaya çalışırız.

Geleceğimize ilişkin hayallerin gerçekleşmesi bizim göstereceğimiz tutum ile yakından ilgilidir.

Yaşam içindeki olayları, durumları 3�e ayırmak mümkündür:

1. İlgi alanımızın dışındakiler.
2. İlgi alanımızın içindekiler.
3. Hem ilgi alanımızın içinde olup hem de etki alanımızda olanlar.

Dilerseniz bu alanlarla ilgili kısa tanımlamalar yapalım :

1. İlgi alanımızın dışında olanlar : Bireysel ilgi alanımızın hiçbir şekilde içinde olmayan, akışıyla, gelişimiyle hiçbir şekilde ilgilenmediğimiz olaylar, durumlardır.
2. İlgi alanımızın içinde olanlar : Bizi etkilese de etkilemese de, çeşitli nedenlerle ilgimizi çeken her türlü olay ve durumdur. İlgi alanımızın içinde çok farklı, birbiriyle hiç bağlantısı olmayan konular aynı anda yer alır.
3. Hem ilgi alanımızın içinde olup hem de etki alanımızın içinde olanlar : İlgi alanımız içine giren şeylerden, gelişimini etkileyebilecek olduklarımızdır.

Yaşamımızın rotasını belirleyen �etki alanı�mızdır. Çünkü, kontrolün tam anlamıyla bizde olduğu tek alan budur. Etki alanımız içindeki olaylara, durumlara karşı takınacağımız tutumlar, davranışlar hayatımızın akışını, geleceğimizi belirler.

Yaşam içinde, oluşunu engelleyemediğimiz pek çok olay vardır. Örneğin üniversite giriş sınavları. Bu sınavla ilgileniriz ama sınavın oluşumunda, devamında, sisteminin belirlenmesinde herhangi bir payımız, rolümüz olamaz. Sınav sistemi ilgi alanımızın içindedir. Bu sınavı kazanmak için yaptıklarımız/yapacaklarımız ise �etki alanımız� içindedir. Yani ÖSS ile, istediğimiz bölüme girmek bizim etki alanımızdadır.

Buna karşı takınacağımız tutum, göstereceğimiz davranış bizim sınavla ilgili alacağımız sonucu belirler.

Sınavı kazanmak, isteğimiz bölüme yerleşmek için göstereceğimiz çaba ne kadar �doğru� ve �uygun� olursa, hedefimize ulaşma olasılığımız da o kadar yüksek olacaktır. �Doğru� ve �uygun� çaba, etki alanımızı genişletir, bu da hedefimize ulaşma olasılığımızı arttırır.

"DAVRANIŞLAR, KOŞULLARIMIZIN DEGİL
KARARLARIMIZIN SONUCUDUR."

Sınavdaki hedefimize ulaşmak için ne kadar çok çaba harcarsak, etki alanımız da o kadar genişler ve hedefimize ulaşma olasılığımız da o kadar artar.

Yaşam başarısı yüksek insanlara baktığımızda, hepsinin, yaşamlarındaki �etki alanları�nı genişlettiklerini, böylece hayatlarının kontrolünü kendi ellerinde tuttuklarını görüyoruz.

Yaşamda hedeflerine ulaşanlar, �etki alanı�nı genişletebilenlerdir.

"DOĞRU" ve "UYGUN" ÇABA,
ETKİ ALANIMIZI GENİŞLETİR. BU DA
HEDEFİMİZE ULAŞMA OLASILIĞIMIZI ARTTIRIR.

ÖSS�de, hedefinize ulaşmak için, etki alanınızı nasıl genişletebilirsiniz?

Öncelikle, karşınızdaki olayın,durumun, yukarda saydığımız 3 alandan hangisine girdiğini saptayın, Şu anda etki alanımızda olmayan ama olabilecek şeyleri de saptayın ve onları kontrolünüze alın. Örneğin :
..... dersinin..........konusundaki soruları yapamadığınızı varsayalım. Bu durum, sizin etki alanınıza girer. O dersin o konusunu neden yapamadığınızı belirleyip buna uygun çözüm yolları üretir ve bunları da uygularsanız, o dersle ilgili probleminizi çözer, kontrolü kendi elinize almış olursunuz. Ancak bunu yapmak yerine o konunun karmaşıklığı, çalışacak zamanınızın olmaması gibi çeşitli gerekçelere sığınmaya çalışırsanız bu problemi çözemez, kontrolü ele geçiremezsiniz.

Yaşamınızdaki güçlükler karşısında sürekli çeşitli gerekçeler üretirseniz, kendi yaşamınızın seyircisi olursunuz. Bunun yerine gerekli çabayı gösterirseniz, yaşam geminizin kaptanı olursunuz. Kararınızı verin yaşamınızın rotasını kim belirleyecek? Siz mi, yoksa?...

Şimdiye Kadar Neden Öğrendik ya da Öğrendiğimizi Zannettik?

Geçirdiğimiz yaşam süreci ve öğrencilik dönemimize şöyle bir dönüp baktığımızda öğrenme nedenimizi az çok keşfetmiş olabiliriz. Neden öğrenmiştik: 

- Yaşamımızı kolaylaştırmak için
- İhtiyaçlarımızı karşılamak için
- Sınıf geçebilmek için
- Not alabilmek için
- Başarılı ve gözde bir birey olabilmek için
- Geleceğimize yatırım yapmak için
- Hayat amaçlarımızı gerçekleştirmek için v.s.

Ders çalışma gerekçeleri motivasyonun ilk basamaklarını oluşturmaktadır. Bu aşama doğru belirlenirse başlangıç iyi olacaktır. Ders çalışmak için nedenlerimizi şöyle bir araştırdığımızda uzun süreli yaşam amaçlarımızla bu nedenlerin ilgili olduklarını görürüz. Amaçlarımızı da iki boyutlu olarak tanımladığımızda;

ÜST DÜZEYDE TANIMLAMA > Yaşamda mutlu ve başarılı olmak istiyorum.
ALT DÜZEYDE TANIMLAMA > İşletme bölümünü kazanmak istiyorum.

Bu iki tanımlamadan birincisi zaten diğerini kapsıyor. Ancak yaşamdaki tek amacımız ve ulaşmak istediğimiz tek hedef �işletme bölümü�nü kazanmak olursa bu durum bizde gerginlik yaratır; bu da başarılı olma olasılığını düşürür. Yaşamı ve amaçlarımızı üst düzeyde tanımlamak bize sonsuz seçenek sunar ve bu sonsuz seçenekleri değerlendirmek bizim elimizdedir. Bunu kitabın ilerleyen aşamalarında göreceksiniz.

Öğrenme süreçlerinize baktığımızda :
- Dersleri ve konuları öğrenmeyi amaçlayan çalışma yaptığınızı
- Mesleki amaç ya da yaşama hazırlanmayı amaçlayan öğrenmeyi gerçekleştirdiğinizi
- Kişisel, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişimi amaçlayan öğrenmeyi sağlamaya çalıştığınızı görebilirsiniz.
Öğrenme gereksinimimizi ya da nedenimizi fark etmemiz önemlidir. Çünkü fark edebildiğimiz ölçüde harekete geçer ve nasıl yapmalıyım sorusuna yanıt ararız. Öncelikle �Niçin öğreniyorum?� sorusunun yanıtını sizler kendiniz bulmalısınız. Sonra da öğrenmenin bilinçli bir çaba ile gerçekleşmesi için aşağıdaki yöntemlerin hangilerini kullandığınızı keşfedip daha iyi öğrenmenin yollarını aramalısınız.

Ezberleme amaçlı öğrenme: Burada amaç, belirli bir süre bilgileri depolamak ve daha sonra kullanmaktır. Basit düzeydeki sınav ve ödevler için yeterli bir yanıt ve çalışma olabilir. Ancak tekrarlarla kalıcılık sağlanabilir.

Kavramaya dayalı öğrenme : Bu bölümde de kavramların birbirleriyle ilişkileri, tanımları önemlidir. Yorum yapmadan anlamaya çalışarak bir öğrenme söz konusudur. Veriler arasındaki ilişkileri iyi kavrarsanız etkili bir öğrenme gerçekleşmiş olur.

Uygulamaya yönelik öğrenme: Öğrenilen bilgiler arasında bağ kurmak, uygulanabilirliklerini değerlendirmek ve bilgileri daha da geliştirmek söz konusudur. Aynı zamanda bu gelişimi, bilinçli ve istekli bir biçimde yapmak önemlidir.

Kişisel gelişim ve yaşam için öğrenmek: Bu tür öğrenme tüm öğrenim süreçlerini kapsamaktadır. �Öğrenme, yaşamımızın bir parçasıdır ve kişi öğrendiği oranda gelişir� düşüncesinden yola çıkarak ara hedefler saptanır ve öğrenme zenginleştirilir. Bu aşamada ders çalışmak keyifli bir işe dönüşür.

Sizce üniversite sınavına hazırlanmak bu süreçlerin hangisini ya da hangilerini kapsıyor. Sanıyoruz ki verilen cevap �HEPSİ�. Bu nedenle öğrenme yöntemimizi ve amaçlarımızı belirleyerek hazırlanmak başarıyı getiriyor. Nerede, hangi durumda, hangi yöntemi ve basamağı kullanmamız gerektiğini farkettiğimizde işimiz çok kolaylaşmış olacak.

"ÇALIŞMAK VE ÖĞRENMEK İÇİN GEREKÇESİ OLANLAR
HER NE OLURSA OLSUN
KENDİ BAŞARILARINI YARATIRLAR."




6 dönem sınava gırıcem kursa gelmek ıstıyorum fıyat bılgıısı alabılırmıyım...
erkan aras (öğrenci)

Mesaj Eklemek için tıklayın
Haftanın Sınıfı Bilgisi Bulunamadı
Detaylar için tıklayınız

Diğer Başarılı Sınıflarımızın listesi için tıklayınız
 Yeni Web Sitemizi Beğendiniz mi ?
 Evet Çok İyi
 Daha İyi Olabilir
 Fena Değil


İl Bulmaca
Oynamak için tıklayınız

Diğer Oyunlar için tıklayınız